Kitaptan


Bizim bu kitabı yazmaktaki en önemli amacımız; önce insanın kendisiyle ilişkisini doğru bir zeminde ele almasını sağlamak ve sonrasında öteki bireyleri anlama ve onlarla ilişki kurarken oluşan algı ve yönelimlerini farkındalığa taşımaktır.


 

Objektif ve Farkında Olmak bölümünden…

Bireyin doğuştan gelen ve yaşamı boyunca hep aynı kalan mizaç yapısı hakkında bilgi sahibi olması, kişinin sübjektif algısından kurtulması ve kişiliğini objektif bir biçimde değerlendirebilmesini sağlayan en önemli anahtardır. Fakat tuhaf bir paradoks olarak, mizaç yapısı aynı zamanda sübjektif algımızın da kaynağıdır. Bu nedenle kişi kendini tanımaya, önce kendi mizaç yapısını öğrenerek başlamalıdır. Ancak kendi mizaç yapısını tanıyan bir insan, ilişkilerinde ne istediğini, karşı taraftan ne beklediğini ve ilişkilerinde nasıl davrandığının farkına varır. Bu sayede ilişkilerinde yaşadığı problemleri objektif bir bakış açısıyla değerlendirip davranışlarını yeniden düzenleyebilir.


 

Mizaç Yapısının Çift İlişkilerindeki Önemi: O, Ben ve Mizaçlarımız Bölümünden…

Mutlu bir flört ya da evlilik süreci, çiftlerin birbirleriyle nasıl ilişki kurduğuna bağlıdır. Bu ilişki ne kadar sağlıklı ve kaliteli olursa, birliktelikleri de o kadar mutlu, huzurlu ve kalıcı olur. İlişkinin kalitesi ise; en temelde çiftlerin mizaç yapılarının birbirleri ile ne kadar uyumlu (imtizaç) olduğuyla ilişkilidir. Eğer çiftler, hayattan ve birbirlerinden ne beklediklerini, hayatı nasıl algıladıklarını ve olaylara nasıl baktıklarını, yani birbirlerinin mizaç yapılarının tam olarak ne olduğunu bilebilirlerse, ilişkileri bir kumar olmaktan çıkıp mutlu bir aşk oyununa dönüştürebilirler. Ancak bunun için, önce kendilerinin, ardından eşlerinin mizaç yapısı hakkında “objektif ve doğru” bir bilgiye sahip olmalılar.


 

Aşk ve Mizaç Bölümünden…

Aşk ve mizaç (huy) kavramları yan yana geldiğinde, kendimize sormamız gereken ilk şey; yaşadığımız aşkın, “mecazi aşk” mı yoksa “mekanik aşk” mı olduğudur. Birçoğunuzun belki de ilk defa duyduğu mekanik aşk kavramı; bizce mecazi aşkın bir yanılsamasıdır. Kişinin, aşk halinde olmamasına rağmen kendisini aşık zannetmesidir. Bu zannetme hali, elbette ki kişinin yaşadığı yoğun ve heyecan veren duyguların tesiriyle günlük yaşamında, hayata bakışında ya da algısında oluşan değişikliklerin doğal bir sonucudur.

Kendini ve Çevrendekileri Tanıma Yolculuğunun İlk Durağı: Mizaç

Öne sürdüğümüz mizaç modeline göre; bizi diğerlerinden farklı kılan ancak aynı zamanda kendi içimizde, benzer durumlarda sanki programlanmış gibi aynı şekilde davranmamıza yol açan temel neden; mizaç yapımızdan kaynaklanan otomatik eğilimlerimizdir.

Mizaç yapımız, otomatik bir şekilde tüm davranış, duygulanma ve düşünme eğilimlerimizi belirleyen en temel “yapı, program, ya da işletim sistemimizdir”. Bir başka ifadeyle; zihnimiz mizaç yapımıza göre, hangi durumlarda nasıl davranacağını, ne tür duygular hissedeceğini ya da nasıl düşüneceğini bilmeye otomatik olarak programlıdır. Nasıl ki, acıktığımız ya da susadığımızda, bu fiziksel ihtiyaçlarımızı gidermeye otomatik olarak yöneliyorsak, zihnimizin mizaç yapımızla şekillenen duygusal ve düşünsel eğilimlerine de otomatik olarak yöneliriz. Örneğin; bazı insanlar bu otomatik eğilimlerini “elimde değil, birine haksızlık yapıldığını gördüğüm zaman müdahale etmeden duramıyorum” şeklinde, bazıları “olaylara ne kadar olumlu tarafından bakmaya çalışırsam çalışayım, aklıma hep en kötü ihtimaller geliyor” şeklinde, bazıları da “ne kadar kızarsam kızayım yine de yardım etmeden yapamıyorum” şeklinde ifade ederler.

Copyright © 2015 Tum Haklari Saklidir. Askimizac.com